25 Ocak 2013 Cuma

FK Partizan'ın Gençleri

FK PARTIZAN: BUGÜNÜN VE GELECEĞİN FUTBOLCULARI

   Jovetic, Ljajic, Savic, Nastasic gibi Sırp futbolunun son dönem yıldızlarının yetiştiği kulüp FK Partizan (Jovetic'in Karadağ forması giydiğini ekleyelim). Kulübün kadrosunda 18-21 yaş civarında pek çok genç barınıyor ve sıklıkla resmi maçlarda süre alıyorlar.
   Yugoslav Ligi’nde Red Star Belgrade’nin kimi zaman gölgesinde kalan FK Partizan, 1992’den 2006’ya olan Federal Yugoslavya ve Sırbistan-Karadağ dönemlerinde rekabeti önce dengelemiş ve ön plana çıkmış. 2006’dan beri oynanan Sırp Süper Ligi’nin ilk yılında şampiyonluğu rakibine kaptırdıran FK Partizan, takip eden 5 sezonda ise şampiyonluk ipini göğüslemiş.
                         Tanıdık bir yüz: Sasa İlic
   Bu kısa ön bilgiden sonra kulübü yetenek havuzu haline getiren sebepleri ele alalım. Öncelikle sık sık teknik direktör değiştiren kulüpte, genç oyuncu tercihinin herhangi bir teknik adama bağımlı olarak gerçekleşmediğini söylemek mümkün. Ülkedeki takımların kadrosuna şöyle bir genel olarak baktığımızda da genç oyuncu kullanımının oldukça yaygın olduğunu görebiliyoruz. Bunun altında ekonomik sebeplerin yattığını tahmin etmek çok zor değil. Genel trend, orta karar Avrupa takımlarına ufak ufak oyuncu satarak tahminimce maliyeti çıkarmak ve aşama kaydeden oyuncularla daha yüksek bedelli sözleşmeler imzalamak durumunda kalmamak.
   Ancak Partizan’ın durumundaki gibi iyi işleyen ve yıldız adayları çıkaran bir altyapınız olduğunda, yukarda açıklamaya çalıştığım lig yapısında sportif fark ortaya çıkıyor.


    Son yıllarda Matija Nastasic, Miralem Sulejmani, Stevan Jovetic, Adem Ljajic gibi yıldızları altyapıdan Avrupa’ya sunarken, Zoran Tosic, Stefan Savic, Radosav Petrovic gibi isimler ise çok genç yaşta ucuza transfer edildikten kısa bir süre sonra Avrupa’ya gönderilen oyuncular olmuş. Blackburn’de tutunamayan Radosav Petrovic 600.000€ gibi cüzi bir ücretle bu sezon Gençlrbirliği tarafından transfer edilirken, Sırbistan Süper Ligi’nde FK Partizan formasıyla oynadığı 111 maçta 56 gol atan Lamine Diarra Antalyaspor’a ücretsiz geldi. Zengin oyuncu madeniyle lig, profesyonel scoutların ciddi anlamda taraması gereken bir havuz gibi görünüyor.
Yeni Wonderkid’ler?


      Taraftarın yarım sezonun en iyi futbolcusu seçtiği Markovic ve en iyi transfer seçilen Mitrovic

    Yetenek fabrikasının son ürünleri olan 18’lik oyunculardan Lazar Markovic ve Nikola Ninkovic, sezon başında bedelsiz transfer edilen gene 18’lik Aleksandar Mitrovic, FK Partizan’ın kasasında gelecekte bozdurulmak üzere çek teminatı olarak bekliyor. Bu oyuncuların etinden sütünden faydalanmaktan da imtina etmeyen kulüp, çoğunluğu 23 yaş altı oyuncularından oluşan kadrosuyla üst üste 6.şampiyonluğuna doğru yol alıyor.
    Özellikle Lazar Mirkovic’in bugünün ve geleceğin yıldızı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. In bed with Maradona sitesinin hazırladığı dünyanın en iyi 100 genci(23 yaş altı) listesinde yer almakla kalmayıp bir de en yüksek notu alan Lazar Markovic geleceğin en önemli futbolcularından biri olabilir. Muhammed Demirci’den sadece 9 ay büyük olan 18 yaşındaki futbolcu, hem kanatta hem de ikinci forvet olarak oynayabiliyor ve şimdiden Avrupa’nın dev kulüplerini peşine takmış durumda. Bu sezon takımının bütün önemli maçlarında sahada yer alan ve pek çok gole imza atan Markovic, şimdiden 6 kez Sırbistan Milli Takımı’nda oynayıp 1 de gol attı.
    Hızlı,aynı zamanda koşu zamanlaması da yerinde, güçlü, teknik, şutları ve driplingleri başarılı, asist yapıyor, gol atıyor, her an tehlike bölgesinde belirebiliren bir oyuncu Markoviç.Taktiksel eksiklerini gidermesini sağlayabilecek bir teknik direktörün(Wenger, Ferguson gibi) çalıştığı bir kulübe erken yaşta gerçekleştireceği transfer ile sıkı çalışarak kıtanın en iyi oyuncuları arasına katılması gayet mümkün.



OYUNCU ADI
A Takıma Katıldığı Yıl
Transfer Meblağı (Milyon €)
Transfer(Satış) Yılı
Oyuncun Doğum Yılı
Stefan Savic
2010
12 (0,3)
2011
1991
Stevan Jovetic
2006
8
2008
1989
Zoran Tosic
2007
7(0,4)
2009
1987
Adem Ljajic
2008
6,8
2010
1991
Matija Nastasic
2011
2,5
2011
1993
Radosav Petrovic
2011
2,3 (0,02)
2012
1989
Miralem Sulejmani
2005
0,26
2006
1988
Lazar Markovic
2011
-
-
1994
Nikola Ninkovic
2011
-
-
1994
Aleksandar Mitrovic
2012
-
-
1994
Stefan Scepovic
2007
-
-
1990
Milos Jojic
2012
-
-
1992
Milos Ostojic
2012
-
-
1991

*Kırmızı ile yazılan meblağ, eğer oyuncu transfer edilerek FK Partizan’a gelmişse, ödenen bonservis ücretini belirtir. Diğer oyuncuların tamamı FK Partizan altyapısından yetişmiştir.

İDEAL 11:
4-2-3-1

6 Ocak 2013 Pazar

Beşikaş-Wolfsburg 6.1.2013 Hazırlık Maçı

Beşikaş-Wolfsburg  (0-2)

6.1.2013 Hazırlık Maçı 

Devre arası tatilinin ilk hazırlık maçında Beşiktaş, katıldığı turnuva gereği ciddi bir rakip olarak sınıflandırabileceğimiz Wolfsburg'la karşılaştı. Beşiktaş'ın ilk 11'inde Sivok ve Hilbert hariç ideal 11 oyuncusu yoktu. 17 maçlık periyotta çok dar bir kadro kullanıldığı düşünüldüğünde, Beşiktaş'ın oyununun rakip Bundesliga'nın 15.si dahi olsa rakibin altında kalması normal karşılanabilir.

Normal karşılanamayacak, daha doğrusu anlaşılması zor olan şey ise bu maçın yapılmasındaki kifayet. Taktiksel anlamda bir şey denenmedi veya bu sene uluslararası maçlardan muaf olan ideal kadro Alman rakip karşısında sınanmadı. Maçtaki teknik seçimlerin tek mantıklı açıklaması, kadroya girmekte zorlanan oyuncuların her hangi bir 2.lig ekibiyle oynanan Türkiye Kupası maçında değil, ciddi bir rakibe karşı şans verilmiş olması. Ancak malesef taktiksel açıdan bu kadar dengesiz bir 11 sahaya sürüldüğünde oyuncuları da bireysel olarak değerlendirmek pek sağlıklı olmuyor. Gene de 2'si sonradan oyuna dahil olmak üzere toplam 7 Beşiktaş altyapısı çıkışlı oyuncunun sahada yer alması maçın en keyifli detayıydı.

Escude ile Batuhan aynı takımda oynar mı?
Genelde aynı bölgeyi paylaşan oyuncular ile ilgili klasik bir tartışmadır. Sergen'le Tümer yanyana oynar mı? Ayhan'la Şifo'dan birinin kesilmesi gerekir, vs. Bugün Beşiktaş'ta olan kadro seçimi sorunu ise sahaya dikey baktığımızda daha net görünüyor. Pozisyon bilgisinden, sezgi ve zekasından şüphe duymadığım Escudé ağır bir oyuncu. Escudé ve Sivok'tan oluşan görece yavaş defans hattını ilerde kurmayı tercih ederseniz ilerde pres yapmanız olmazsa olmazdır. Ancak Batuhan, bırakın pres yapmayı 45 dakikayı zor çıkartacak fizik kondisyona sahip. En iyi durumunda olsa dahi pres oyununun gereğini yapıp yapmayacağı ise tartışmaya açık. Defansı önde kuruyorsanız pres yapabilirsiniz veya defansı geriye atıp hızlı çıkışlarla rakibi gafil avlamaya çalışabilirsiniz. Sahadaki kadro ikisini de yapabilecek durumda değildi.

Orta saha sorunu
İlk yarının temel problemi orta sahada ve sol bek bölgesinde yaşandı. Orta sahada top tutamayan, pas yapamayan, Muhammed'in fiziksel zayıflığı itibariyle keskinliği de olmayan Beşiktaş orta sahası Wolfsburg'un merkezi kalabalık tutan oyun anlayışına yenik düştü. Rakip orta sahayı sıklıkla ve kolaylıkla geçince Beşiktaş'ın defanstaki defoları daha bariz hale geldi. Sağlı sollu sıfıra inen rakip kanat oyuncularına her seferlerinde orta yapma şansı tanındı.

Dengelenen oyun
İkinci yarıda oyunca giren Necip, Oğuzhan ve Olcay gibi asların orta alandaki varlığı Beşiktaş'ın top yapmaya başlamasını sağladı. Ancak forvet hareketsizliği ve rakibin geride kurulu defansı Beşiktaş'ın ciddi pozisyonlar bulmasını engelleyen faktörler oldu gibime geliyor.

7.1.2013

20 Aralık 2012 Perşembe

Juanmo Lillo'dan vecizeler

Juanma Lillo, Guardioala'nın mentörü, futbol dünyasında fazlaca adı geçmeyen bir futbol filozofu. Bir numaralı uğraşımız ve zevkimiz olan futbolla ilgili zekice ifadeleri ile Ramiz Dayı'yı hatırlatıyor. Guardiola'nın Barcelona'sı, Lillo'nun Almeria'sını 8-0 yenince "yeğeenn, yeğenn," diye ortalıkta dolanmış diyorlar. Lillo'nun bazı sözleri seçmece tadında aşağıda yer almaktadır.

"Cuando más te aproximas a la portería, más te alejas del gol"
"Kaleye yaklaştıkça, kaleden uzaklaşırsınız."
Kabul ediyorum Ramiz Dayı'dan çok Ömer Üründül'e benziyor ama ilerdeki alıntılar daha başarılı olucak.Söz. Ama diğer yandan topa sahip olma futbolunun ve ön alan baskısının temeli de bu cümlede yatıyor olabilir.

"Las cosas que tienen valor no tienen precio, y las cosas que tienen precio no tienen valor"
"Kıymetli şeylere fiyat biçilemez, fiyatı olan hiçbirşey kıymetli değildir."

"El dinero no puede ser el limitador de los sueños"
"Para, hayallerin sınırı olamaz."

"Iniesta representa el todo y Messi la parte. Messi necesita más a Andrés que Andrés a Messi.
Iniesta herşeyi, Messi ise bir bölümü temsil ediyor. Messi'nin Iniesta'ya ihtiyacı, Iniesta'nın Messi'ye olan ihtiyacından daha fazla.

"Que Cristiano Ronaldo sea símbolo para la sociedad actual significa que hay algo que no funciona"
"Cristiano Ronaldo, günümüz toplumunda bir şeylerin yanlış gittiğinin göstergesidir.."

"Ahora es mucho más importante en el fútbol lo que pasa de lunes a viernes. Lo que ocurre el domingo importa cada vez menos."
"Artık pazartesiden cumaya ne olup bittiği futbolda daha çok önem kazanıyor. Pazar günü olan şey ise gittikçe önemsizleşiyor."

"El fútbol se ha convertido en un consolador social".
"Futbol sosyal bir dildo/mastürbasyondur"
Kitlelerin afyonu muhabbeti? "Teknik Direktörlerin de bunu bilmesinde fayda var" diye ekliyor Lillo bir röportajında.

"Tu rival también es parte de ti"
"Rakibin aynı zamanda senin de bir parçandır."

"Al final no existe ni religión, ni ideas, ni naciones. Creo en el ser humano y en su condición"
"Sonuçta din yok, fikir yok, ulus yok. Sadece insanlara ve onların şartlarına inanırım."

"Todas las grandes carreras empiezan por un primer paso"
"Bütün büyük yarışlar tek bir adımla başlar."

"Debemos ser libres no para hacer lo que nos plazca, sino para comprender nuestros propios instintos e impulsos"
"Mutlu olmak için değil, içgüdülerimizi ve eğilimlerimizi anlamak için özgür olmalıyız."

"El ser humano no sabe por dónde aprende"
"İnsanlar nereden öğreneceğini bilemez."

Zamanında oturup çevirmişim bunları, burada yayınlayayım dedim.


kaynak: http://queremosunblogdelillo.blogspot.com/

9 Aralık 2012 Pazar

Shakhtar Donetsk, Avrupa Kupaları ve Transfer




Shakhtar Donetsk, Avrupa Kupaları ve Transfer

      Mircea Lucescu, kariyerinin Türkiye’de geçen 4 yılında 2 farklı takımla şampiyonluk yaşadı. Bu süreçte Galatasaray’ın eskiye göre zayıflamış kadrosuyla Şampiyonlar Ligi’nde iki sezonda da tur atladı. Son sezonu ise, 8 puan liderlikten 14 puan geriye düşmeye varan, saha dışı etkenlerin hayli fazla mesai yaptığı o malum sezon. Başarısını takdir etmekte yetersiz kaldığımızı düşündüğüm tecrübeli teknik direktör 2004 yılından beri Shakhtar Donetsk’in başında. Bu süreçte Ukrayna’nın default şampiyonu Dinamo Kiev’e bariz bir üstünlük kurmayı başardılar. Ukrayna liginin kurulduğu 1992’den 2004’e kadar 11 Dinamo Kiev, 1 Shakhtar şampiyonluğu yaşanırken, kurt hoca göreve geldiğinden beri 6 kez şampiyon olan Shakhtar, sadece 2 kez 2.olarak şampiyonluğu geçici olarak Dinamo’ya devretti.

     Shakhtar, Lucescu’nun başarılı yönetimi sayesinde iki önemli özelliğe sahip oldu. Birincisi, şampiyon liginin gediklisi olarak her sene düzenli gelir elde etti. İkincisi ise genç yaşta transfer edip yetiştirdiği yıldız adayları ile fazla para harcamayarak güçlü bir kadronun sahibi oldu.

AVRUPA KUPALARI KATILIM GELİRİ( MİLYON EURO)

YIL
ŞAMPİYONLAR LİGİ GELİRİ
Gelinen son derece
UEFA AVRUPA LİGİ GELİRİ
Gelinen son derece
2005-06
0



2006-07
7,4
Gruplar


2007-08
7,1
Gruplar


2008-09
7,7
Gruplar
3,6
Şampiyon
2009-10
0

2,1
Son 32
2010-11
22,2
Çeyrek Final


                                           2005’DEN 2011’E SHAKHTAR’IN KAZANDIĞI KATILIM PAYLARI
     Yukarıdaki tabloda UEFA’nın yıllık finansal raporlarından alınan verilere göre Shakhtar’ın UEFA’dan kazandığı ödül miktarları bulunmaktadır. 6 senede toplam 50 milyon Euro’luk ödül kazanan Shakhtar, oynadığı bu maçlar sayesinde yayın geliri, maç günü geliri ve ticari gelirlerinde de ciddi bir artış yaşıyor.
     Kazandığı parayı har vurup harman savurmayan Shakhtar, kaynaklarını akıllıca kullanarak çok cüzi bir transfer cari açığı veriyor (Yalnız son 3 sezonda Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor’un verdiği transfer cari açığının toplamda 140 milyon Euro’yu bulduğunu hatırlatalım).


YIL
TRANSFER GELİRİ
TRANSFER GİDERİ
2005-06
0,4
13,56
2006-07
18,85
5,82
2007-08
47
51,9
2008-09
9,6
12,3
2009-10
40,2
14
2010-11
7
28,5
2011-12
10
15
2012-13
0
5

133,05
146,08
  
EN DEĞERLİ OYUNCULARI







UYRUK
İSİM
YAŞ
TRANSFER DEĞERİ
BUGÜNKÜ DEĞER*

Brezilya
Willian
24
14(2007)
25

Ermenistan
Mkhitaryan
23
5,8(2010)
17

Brezilya
Fernandinho
27
7,8(2005)
14

Hırvatistan
Srna
30
1,2(2003)
12

Brezilya
Teixeria
22
6(2009)
11

Ukrayna
Rakitsky
23
0
10


Brezilya
Douglas Costa
22
8(2009)
10




32,8
99










*Bugünkü değer transfermrkt.com.tr'de 9.12.2012 tarihinde yazan değeridir.

     Lucescu, Brezilyalı genç yıldız adaylarının transferiyle oluşturulan hücum hattında Willian, Teixeria, Fernandinho, Ilsinho, Douglas Costa, Luiz Adriano, Dentinho gibi oyuncuları ile rahatça iletişim kurmak için Portekizce öğrenmiş.  Defansif bölgeler ise Doğu Avrupalı Razvan Rat, Srna, Hübchman gibi oyuncuların yanına yerleştirilen Ukraynalı Rakitsky, Kryvtsov, Chygrynskiy ile oluşturulmuş . Takımın sön dönemde parlayan yıldızı ise Ermeni oyun kurucu Henrik Mkhitaryan.

2012-2013 SEZONU İDEAL 11’i


     Şampiyonlar Ligi’nde Chelsea’yi saf dışı bırakarak bir üst tura yükselen Shakhtar, Ukrayna Ligi’nde 17 galibiyet 1 mağlubiyet alarak 18 hafta sonunda en yakın rakibinin 13 puan önünde yer alıyor. Lucescu’nun 2003-2004 sezonunun bir benzerini yaşamamasını dilerken, Shakhtar’ın Avrupa’nın elit-altı takımları arasına yürüyüşünün devam edeceğini ve Şampiyonlar Ligi denince akla gelen takımlar arasında bulunabiliceğini de varsayabiliriz.

9.12.2012

UFUK ÖZKUL